
MAĞARAYA DÖNÜŞ
"çalabım bir şar yaratmış iki cihan aresinde bakıcak didar görünür ol şarın kenaresinde
şakirdleri taş yonarlar yonup üstade sunarlar çalabın ismin anarlar ol taşın her paresinde." Hacı Bayram-ı Veli
taşı esma yonar…esma esma…gerisi beyhude uğraş. taşı yonmayanlar, sonunun nereye çıkacağını kestiremedikleri yoldalar…
“gaflet ile Hakkı buldum diyenler er yarın Hakk divanında bellolur” Yunus Emre
düzenden memnun değilseniz düzendışı olanları arayın, düzenkarşıtı olanları kastetmiyorum … düzene rağmen düz kalanlar “kaale alırsanız” var. olmalı…yoksa kendi kendini yer bitirir düzensizler.ama düz olmak nasıl olmaktır onu da bilmeli insan. yoksa bulup bulmadığından nasıl emin olacak…kısır döngü gibi geldi değil mi?… yok, değil, niceleri tecrübeleriyle bildirdiler.. arıyor…ne aradığını bilmiyor, nasıl tanıyacak bulunca?..kör kuyuda kör kör aranmak…felsefenin içine düşmek gibi,felsefede çıkış noktası da yoktur ki;at taşı kabart kulağı, ses gelmez, yıllar geçse ses gelmez. felsefedir kısırdöngü…Dekart mıydı o ,“bütün düşünenler vardır. düşünüyorum öyleyse varım.”çıkarımını yapan..? bu gün olsa aynı önermeyi kullanabilir mi,o ilk önermeyi? mikro evrende nesne ile öznenin aynı olduğu, karadeliklerde varın yok, yokun var olduğu, daha nelerin nelerin olduğu bir çağda?.. çağdaş bir mağara adamı olunabilir….çağın sonu gene o mağaraya çıkar… yolu bitirmediniz, sandınız ki mağara adamı hep mağaradaydı…o sizden önce bitirmiş, ama bunu kim farkedebilir?! yokyok…varlığı başka bir varlığın vücuduna bağlı olan,özünde var değildir….ezelde var olmayan, sonradan nasıl var olabilir? var olsa da cevheri kendinden olmayan varlık,yokluğa mahkumdur…yani yoktur. kamu adem dahi cevher sahibi değildir. cümle alem dahi cevher sahibi değildir. "yalnız Allah var idi, hala da öyledir…” demem o ki ey akıllılar,vaktinizden tasarruf ederken aklınızı ziyan etmeyin, akl-ı meaşta kalmayın, akl-ı külle eremezseniz de akl-ı nurani olun… gerisi gerçekten “hiçtir” …
hiç olmaktan kaçma dört nala. “hiç naz etme a güzel bu toprakta ne güzeller var ne güzeller… direği yelden yapağı güzel, dayansa dayansa kaç gün dayanır?!!”
Mevlana
dolaba koşulmuş gözü bağlı öküz gibi, dön babam dön, enenin peşinde vakit ziyan et, üstünü de allayıp pulla”hakikat arayışındayım” diye…varlık peşinde koşarak ancak varlığını pekiştirir insan. zihnen büyüdükçe nefsen küçülmüyorsa kişi, vehmetmektedir zihnen büyüdüğünü…o bilgi de beyni süsler amma, hakikatle arayı öyle açaaaar ki, geri dönmek için bir o kadar vakit ve enerji harcamak gerekir. arayı daha fazla açmadan geri dönmek; gözüyle değil gözlükle baktığını anlamak, nasuh tövbesini bileylemek, hakkı ikrar etmek, sonra yeni bir benlikle yeniden yola çıkmak… keşfedilecek fikir kalmamıştır o zat için, o artık yarı yolda olan veya yola çıkanları arar,yola çıkmaya ehil olanları…dildeş arar…gariplikten bizardır çünkü…
“dildeşinden ayrı düşen kuş, bin türlü nağmesi olsa da dilsizdir.” ve “cins cinsi çeker” dilerim bu hakikati tüm erbab-ı akl ve dahi öyle olduğunu iddia edenler anlar…gerçi biz erbab-ı aşk ve gönülüz amma, o yola da insanı aklı sevkeder…
______________________________________________________NİHAVEND
|
• 2006-12-01 07:21:20 - BU ARADA.."ŞAR"..
..ya'ni..haşr meydanı..nar-beyza..
Düzenleyen nihavend gün: 1/12/2006 saat: 09:31