
zaman,
sadece birazcık zaman,
aşınıp yıllanan
bu kabuktan
çıkmama yetecek...
kendini bileyen bir bıçak,
elbet keser kınını...
elbet döver sahili dev dalgalar...
gitmek için doğan,
kalamaz,
yeniden ve sonsuz doğar,
kendinde ölerek...
son defa hayatı deneyerek,
ben anladım ki o kitaplar,
gerçekleri söyler...
o eski kitaplar,
o kilometre taşları...
birer gemi olurlar,
taşırlar beni...
Sen'in sahiline...
Sen ki
artık güneşimsin...
dipdiri tut yüzümü...
yüzüm ölmesin...
yanılmak
bendendir ...
ancak böyle avunur beden,
verilen
müddeti doldurur;
uyur,
uyanmak için...
iddia ederim
ki sözüm doğrudur;
her beden,
uyanmak için uyur...
___________________________________________________nihavend
|
• 2007-12-16 20:11:52 - merhaba. nezaketbolat1.blogcu
BAKİ SELAMLAR.